sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

Yurtta Sulh Cihanda Sulh. Siyaset nedir, Öğretilen ve uygulanan siyaset bilimleri arasındaki farklılıklar, Ülkemiz ve  (devamı)

bu topluluğa katıl

(üyelik herkese açık)

fotoğraflar

topluluk fotoğrafları
  1. mini
  2. mini
  3. mini
  4. mini
  5. mini
  6. mini
  7. mini

DUYDUĞUMA DEĞİL GÖRDÜĞÜME İNANIRIM

bu topluluğun son ahkam alan etiketleri

not panosu rss kaynağı

neler demişler

Topluluk panosunu ziyaret eden arkadaşlardan, bu panonun "ülkemin gündemi" başlıklı etiketinde düşünce ve fikirlerini paylaşmaları hususunda ricada bulunuyorum. Saygılarımla...

aktash   09 Ekim 2010 00:56  

Sayın Hayrünnisa Gül Avrupa Parlementosunda bir konuşma yapmış !
"Ülkemizde binlerce çocuk ilk eğitimden bile mahrumdur" demiş.

Bir ülkenin Cumhurbakanı eşi neden ve hangi sebeplerle kendi ülkesinin sıkıntıları ve eksikliklerini, ülkesinin dışında bir topluluğa anlatma ve bunların çözümü için onlardan yardım isteme gereğini duyabilir ki?

Merak ediyorum, bu konuşmayı dinleyen Avrupalı Parlementerler acaba şöyle bir soru yönetmişlermidir: Bizim ülkemizde bütçeden eğitime ayrılan pay %5-6-7 (ülkeye göre değişiklik göstermektedir) Peki siz ne kadar ayırıyorsunuz?

Eğer böyle bir soru geldiyse bizimkilerin verdiği cevabı hiç duymak istemezsiniz. %3 bile değil (!) İnanılacak gibi değil. İktidardan gelmiş, kısada olsa Başbakanlık yapmış ve halihazırda ülkenin Cumhurbaşkanı'nın eşi, çözümü kendi içerisinde bulabilecek bir sorun için AP'de dile getirerek yardım bekliyor. Hayretler içerisindeyim arkadaşlar.

Kanımca bu konuşma metnini Büyük Millet Meclisimizde bütçe görüşmeleri öncesinde yapılması daha uygun olurdu.
Avrupalı dostlarımız, Eğitimin bütçedeki yetersiz payı, kaliteli öğretmen eksiklikleri, eksik olan derslikleri, atanmayan kadroları, iptal edilen sınavları, kadrolarını bekleyen sözleşmeli öğretmenlerin sorunlarını ve buna benzer birçok eğitim sorunlarını Büyük Millet Meclisimiz'den daha iyi çözebileceklerse amenna!!

aktash   08 Ekim 2010 00:25  

Başbakan'ı övmek hiç içimden gelmesede kendisini alkışlamaktan başka yapacak bir şey yok. Nedenmi?

Sayın Kılıçdaroğlu'nu öyle bir çıkmaza soktu ki bu işe sanırım Sayın Kılıçdaroğlu bile şaşıp kaldı. Hatta parti içi muhalefetten bile "çarşaftan sonra başörtüye dolanmanın, artı göz göre göre dolanmanın ne anlamı vardı" diye seslerin yükseldiğini görmekteyiz. Bakın CHP'li Canan Arıtman bu konuda nedemiş: Bir zamanlar CHP olarak "AKP'nin türbanı gündeme getirerek, önemli sorunların üzerini örttüğünü" ifade etmiştik. Şimdi biz, aynı konuma düştük. (Kaynak: )

CHP'nin durumunu hiç iyi görmüyorum. Bu gidişle, tahminimce bu yönetim anlayışı ile ya Kılıçdaroğlu gidecek yada hiç akla gelmeyecek istifalar kapıyı çalacaktır. Umarım her ne olacaksa anamuhalefet için HAYIRlısı olsun :)

aktash   05 Ekim 2010 23:43  

KAÇINCI BASKI?

Kim Bastı?
Kimi Bastı?
Nasıl Olduda Bastı?
Bu Kaçıncı Baskı?

Babıalinin Arnavut kaldırımlarını andıran Basım kelimesi zamanla hem anlamı hemde kullanım alanı erozyona uğratılıp, değiştirilerek birbirinden farklı renk, model ve desenlerle Türk Toplumu'nun altın kapli, saf ve tertemiz yüreklerine basıldı.

Basılı mecmua da artık manşetlerine BASKI sözcüğünün geyet güzel göründüğünü düşünerek modifiye işine iyice kendini kaptırmış durumda. Hayırlı olsun.

Yürütmede BASKI, Yasamada BASKI, Yargıda BASKI, Askerde BASKI, Savcıya BASKI, İş adamına BASKI, Diyarbakırda Esnafa BASKI, En son Başkandan Kılıçdaroğlu'na BASKI.

Babıali gerçekten çok mazide kalmış baksanıza kelime-i meali bile BASKIna uğramış.
Eskiden kağıt üzerine yapılan baskı canım teknolojinin sayesinde direkt olarak insanlara yapılıyor artık. Türk insanının zekası önce kötüyü kavramak için çalıştığı ve daha sonra iyiyi analiz edebildiği avrupalılar tarafından hep zikr edilir. Galiba bu da bizi diğerlerinden ayıran en büyük özelliğimiz olsa gerek. Yoksa kimin akılına gelir ki kağıt yerine düpedüz insana baskı yapıp daha sonra çarşaf çarşaf gazetelere servis yapmak.

Gerçekten ülkemiz çağ atlıyor arkadaşlar. :)

aktash   14 Mart 2010 14:43  

Şöyle bir ülke hayal edebilirmisiniz?

kendi içerisinde birbirlerinin kuyusunu kazmak için azami güç harcayan siyasetçiler. Çamur dosyaları ve ithamlar peşinde zaman harcayıp aldığı oyları vereceği hizmetle gerçekten hak ettiğini göstermek için değilde, karşısındaki partiliyi karalama uğruna harcayan partililer. Muhalefet partisini bezdirme amaçlı ağız dalaşına giren iktidar ve iktidarı iş yapamaz hale getirmek için çabalayan muhalefet partileri. Milli menfaatler çezçevesini çizemeyen kurumlar, Dün ak dediğine bugün kara dedirtecek olaylara katlanan, katlanmaya mecbur bırakılan vatandaşlar vs...

Sizce böyle bir ülke varmıdır acaba?
Var ise demokratik bir ülkedir denebilirmi?
Sosyal bir devlete sahip olabilirmi?
Yoksa aslında diktatörlerin paylaşım savaşında olduğu bir ülkem benzetmesi dahamı mantıklı?
Güçlü bir iç ve dış politika yürütüldüğü söylenebilirmi?
Ekonomisi nekadar dayanıklı ve istikrarlı olabilir?
Vatandaşlarının refah içinde olduğu yada olacağı düşünülebilirmi?
Anne ve babaların çocuklarının geleceği için endişelenmediği bir ülke olabilirmi?
Böyle bir ülkenin dış dünyadaki imajı nasıldır?
Bu ülkeye düşmanlarının bakış açısı ne olur?
Ülkenin savunması ne kadar güçlü kalabilir?
Silahlı kuvvetleri neyi savunmakla meşkül olur? Ülkeyimi, kendinimi?
Bu ülkenin en önemli organları olan yasama, yürütme ve yargı organları bu durumda ne iş yaparlar?
Böyle bir ülkenin devleti ve milleti ne kadar var olabilr?

Çok şükür ki benim ülkem bütün bunların dışında. Öyle değilmi arkadaşlar.

Peki sizin bildiğiniz bir ülke varmı?

aktash   04 Temmuz 2009 00:47  

BİRİNCİ ÇİNKO

Merhaba Dostlar, Dünya süper güçlerinin yıllardır bizleri Doğu ve Güney Doğu'da içine düşürdüğü oyunda ilk çinko yu yapmış bulunuyoruz.

Evet yıllardır neden oyuna getirildiğimiz yeni ortaya çıkan çinko madeni yatağı ile anlaşılmış bulunuyor. Doğu ve Güney Doğu'da ki maden ve mineral yatakların ile ilgili şimdiye kadar her hangi bir açıklama yada araştırma sonucu duymuşmuydunuz. Tabi ki hayır.

İşte birinci çinkomuz. Dünyanın EN kaliteli çinko madeninin Türkiye'den çıkması belki önemsenmez ancak küçük ama bir o kadar da ilginç bir adreste olması beni gerçekte çok şaşırttı. Nerede biliyormusunuz. Yıllardır PKK ile göğüs göğüse çarpışılan, defalarca şehit verilen ve neredeyse kan rengine bürünen Hakkari Çukurça'da inanılır gibi değil.

Uzmanların Doğu ve Güney Doğu genelinde en ufak bir maden ve mineral araştırma raporları bulunmaması ve ülkenin madenciliği açısından düşündürücü bir durumdur. Kimbilir daha ne çok zenginliklere gebe bu topraklara dokunamamız için ne tür oyunlara geleceğiz bilmiyorum.

aktash   16 Haziran 2009 20:45  

bu ülkeyi peşkeş çekenler,amerika nın kucağına otura otura yaşayıp giden,çocuklarına gemicikler alıp bunu da küçümseyenler,güya adiller,gerçekte alçaklar utansın,elin haini yapar da kendi hainimiz yapınca çok fena kanıyor...

ahusu   05 Ekim 2010 17:32  

Etiketler etrafında değil panolar etrafında dönen topluluk. Bir de kendi etrafında dönenler var. Bu dönenler yalnızca mevlevi değil.

Afanasyevo   15 Haziran 2009 00:38  

Bence Türkiyede şuan ve daha öncesinde uzakdan kumandalı bir siyaset mevcut. Bunu herkez artık bariz bir şekilde varlığını hissedebiliyor. Ama biz ne yapıyoruz sadece birbirimize bağırmakdan başka bir yolu tercih etmiyoruz. Birisi kemalizme sarılıyor bundan başka yol bizi kurtamaz diyor birisi dine sarılıyor , bizi kurtaracak dindir diyor. Birisi diyor benim ırkım değişik benim haklarım var diyor. Birileri birsürü şeyler söylüyor . Peki neden birbirimize tahammül edemiyoruz. Neden bir ideolojiye sahip olsanda ötekisine yaşam hakkı tanınmıyor. Neden hep karşı taraf saçma fikirlere sahip. Bence tek sorun ortak yaşamayı öğrenirsek. Fikirlerimiz kontrol altına alabilirsek. Kargaşaya maal vermezsek , ve dolduruluşlara gelmezsek ve saygı duymayı öğrenirsek, bence olay biter.

sesli harf   14 Haziran 2009 21:57  

Toplum olarak isteklerimizi belirtmemiz ve gerçekleşmesi için ilgili vekillerimizi yakın takıbe almamız en doğrusu olur. Toplum bireylerinin kendi başlarına yapacakları çağrılar kargaşaya yok açacaktır.

aktash   14 Haziran 2009 01:19  

evet dini siyasete alet etmeyelim doğru...ama kemalizmide emellerimize alet etmeyelim,yada herhangi bir düşünceyi..değilmi arkadaşlar.hepimiz adam gibi savunalım savunabiliyorsak düşüncelerimizi fikirlerimizi unutmayalım ki her düşüncenin kendine özgü mahremleri,kutsalları dokunulmaz alanları vardır,senin düşüncedeki hassas noktalar kadar karşındakilerinde hassas noktaları bulunduğunu hiç bir zaman unutmamalı insan derim

faruk1   11 Haziran 2009 16:48  

siyaset bu kadar naif duygusal yürümüyor canım herekete geçmeli

bush   13 Haziran 2009 22:48  

siyasetin bu kadar naif yürümemesini sebebi yine benim dediklerim değilmi dosyum ?bi düşünüver bakalım.sisyaset dediğin şey cansız soyut bir kavram değilmi onun naif yada kba ,iyi yada kötü vs. vs olması biz insanların şekillemesi ile olmuyormu.?bizler naif insanlar olursak siyasette sporda..... kısaca yaşam,hayat dediğmiz şeyin kalitesi artıp her şey naif olmazmı dostum biz naif olmayı öğreneceğiz önce sonrasında her şey naif olacak

faruk1   15 Haziran 2009 08:50  

arkadaslar burda kalmak isterdim ama politik konulardan pek haz etmiyorum.

diplomasizdahi   11 Haziran 2009 04:14  

Sizi saygıyla selamlıyoruz. Başarılar...

aktash   12 Haziran 2009 01:02  

Din üzerinden siyaset yapanlar türedi yine amerikan başkanı bile oldu ey halk bunun tek sebebi yine bizim saf ama işine gelince kurnaz halkımız saf nerde saf din konusunda saf nerde kurnaz din üzerinden cebine paralar girerken çok kurnaz bu halk biz Atatürk'ün çocukları olarak yapmamız gereken ki benim düşüncem Atatürk'ten sonra gelen hiçbir siyasetçiye inanmamak biri gelsede kurtarsa bizi felsefesini bi kenara bırakıp kendimiz kurtarmalıyız ki bunuda elbet yapıcaz neyse herkeze iyi günler (:

Stzdmr   10 Haziran 2009 22:05  

sana aynen katılıyorum aktash.eğer bu makama gelen kişi böyle suç işleyebilecek birisi ise "tenzih ederim cumhurbaşkanını" biz o zaman zaten baştan hatayı yapöışız.bu makama güvenilmez bir adamı getirmişiz demektirki bunun dönüşü yoktur.
aslında bunun böyle olmadığını sayın abdullah gülü seven/sevmeyen herkes biliyor ama siyasi emellerine yada siyasi ihtiraslarına hakim olamayıp sırf o nun gibi düşünenleri ve o partiyi incitmek yaralamak intikam almak adına hepimizi yaralıyorlar yazık
ve biraz daha kontrol ve sakinlik lütfen

faruk1   10 Haziran 2009 10:32  

Uyarın için teşekkür ederim. Aslında gırgırı okuduktan sonra yazdım ama ne yaparsın ki içimden gelen bu! düşünüyorumda şahin yazarlardan birini okusaydım mesela "Hüseyin Nihal Atsız" neler çıkardı? herhalde Levent Kırça'yı sollardım :D

aktash   10 Haziran 2009 23:12  

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı.

"Biz bizi yüceltiriz dostlar" diye bir söz var. Ne kadar doğru olduğunu birden hatırlamaya başladım.

Ey Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı, seni ve senin olan her karış toprağı, milli servetini, manevi değerlerini, ulusal çıkarlarını, mazlumun yanında olan zalime kafa tutan ulusal politik duruşunu ve prestijini, Şanlı Osmanlı'dan gelen heybetli geçmişini ve Ulu Önderin Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün işaret ettiği geleceğini, askeri ve sivil cesaret ve gücünü, dürüstlüğünü, akıl ve zekanı, ilmini ve irfanını, güzel ülkenin uçsuz bucaksız kırlarını, heybetli ağrı dağını, mis kokan karadeniz ormanlarını, şarıl şarıl akan dicleni fıratını, Ege'deki adalarını, Akdeniz'deki eşsiz güzelliklerini, kısacası seni türk diye lanse eden her bir özelliğini dosta ve düşmana karşı dünyanın her köşe ve bucağında TEMSİL EDEN bir makamı, temsil ettiği süre içerisinde vatanına ve bulunduğu makamına ihanet etmediği sürece nasıl olurda yargılamayı düşünürsün? Türkiye Cumhuriyeti Cumhur Başkanlığı, Uluslararası arenada ülkemizin tek temsilcisidir. Hangi düşünce onu temsil eden makamı yargılamayı düşünür. Bunun bir mantığı varmıdır?

Sayın Gül, bu denli değerli bir makamda olduğu sürece yargılanamaz. Yargılanması hem türk milletinin benliğini hem de Türkiye Cumhuriyeti topragını derin bir varlık reddine sürüklenmesine sebep olur. Kendini temsil eden bir makamı yerden yere vuran bir milletin, düşmanının nezdindeki itibarını ve gücünü siz düşünebilirmisiniz?

Biri bana Cumhurbaşkanlığı süre içerisinde şu ihaneti yapmıştır diyebilirmi? Şu ülke yada siyasi/sosyal kimlik veya oluşumun karşısında ülkemi küçük düşürmüştür diyebilirmi?

Hayır diyemez! Çünkü yok. bazıları açısından çok hazin bir cevap olsada yok+yok=yok

Art niyetli çevrelere teselli olsun ve biraz da olsa ümitlenmeleri için şunu söyleyebilirim. Fazla değil en yakın ihtimalle 2012'de görev süresi bitmekte. O zaman Sayın Cumhurbaşkanı'nı değil ama Abdullah Gül'ü mahkemede yargılayabilir ve eğer ispat edilir ve mahküm olursa eminim seve seve cezasını çekecektir. Ancak bunu yapacak olanlara da şu soruyu sormadan geçmeyelim.

Bu niyetinizi neden şimdiye kadar ki Cumhurbaşkanlarına göstermediniz?

Acaba bu tavırlarının ardında milletin bilmediği bir takım çıkar amaçlı düşünceleri olabilirmi?

Neden Ahmet yargılanıyorda Mehmet'in başı suvazlanıyor? Vatandaşın bunu bilme hakkı var değilmi arkadaşlar?

Tek bir gerçek var:
Siyasal arenada yapılan, söylenen veya talep edilen her türlü tepki için perde arkasında mutlaka bir etki si vardır !!!!!!!!!!!!
(etki tepki meselesi yani)

Sagyılarımla...

aktash   09 Haziran 2009 21:48  

selam herkese

faruk1   09 Haziran 2009 15:45  

Hoşgeldin sefa getirdin

aktash   09 Haziran 2009 23:18  

Obama yeni bir yüz sadece ama yaptıkları ya da yapacakları bush yönetiminden çok farklı olmayacaktır. Çünkü adamlar bir vizyonla yola çıkıyor. Bunu da en az bir yüzyıl devam ettiriyorlar. Sadece üslup değişikliği gösterirler ki Obama ya da Clinton en basit örnekleridir. Ama amaç aynıdır. Sömürmek... Ayrıca islami kesime yakın duruşunun yegane nedeni ; arap dünyasında sağlam para vardır petrolden ötürü ve de Lübnan zengin bir ülkedir, ABD yoğurdun kaymağını istemektedir Ortadoğudan... Sorun yahudi ve arapları barıştırıp kaymak yemektir aslında ama barışmayacaklardır. İnsanın genetiğinde kin ve nefret kodları mevcuttur ve de olacaktır.Plan plandır ve BOP tüm ABD nin ve diğerlerinin işine gelen bir plandır. Vazgeçileceğini sanmam. Petrol kralı rockveller politikasıdır arkadaşlar BOP... Ortadoğu üzerinden kanal açmak istiyor. Süper petrol kaynakları ve ulaşım yolları... Adamlar doyumsuzlar, politikaları da günlük hayatları da buna göre kurulmuş... Obezite ve savaş sözleri sanki ilk akla ABD yi getiriyor...

cathedral   09 Haziran 2009 13:34  

Obama ile islam dünyası arasında ilginç gelişmeler yaşanıyor. Hizbullah Obamayı davet etmiş. Obama'da Lübnan devletine destek verdiğini söylemiş. Allah allah. Bu ne samimiyet anlamak mümkün değil. Hadi hayırlısı diyelim. 2. Ortadoğu planı falanmı var nedir yakında çıkar kokusu!!

aktash   09 Haziran 2009 00:54  

Merhaba dostlar. Bu gün tesadüfen bir gazeteye gözüm ilişti ve üslubuna aşına olduğum bir yazarın köşe yazısını okudum. Sanırım hepimiz az çok Mehmet Barlas'ı tanıyoruz.. Sadece Başbakanların sözlerine karşı mı tepki gösterilir? başlıklı yazısını hiç sıkılmadan okudum. Harikaydı sizlere şitletle tavsiye ederim. Belki önümüzdeki günlerde bu konuya değiniriz. Saygılar...

aktash   08 Haziran 2009 18:45  

selam herkese
bende z noktasına katılıyorum arkadaşlar ve diyorumki kısaca ötekilere alışmadan,ötekileri kabullenmeden asla bu ülkede huzurlu,onurlu ve rahat yaşayamayız.farklılıklarımızla birbirimizi kucaklamayı öğrendeiğimiz an ve birbirimize saygılı olduğumuz an her çok şeyi halledimiş olup yaşam kalitemizi rtıracağız.
ben kürt değilim ama kürt vatandaşlarımızın çoğunluğu kendilerinin partisi olarak dtp yi görüyor oy veriyorlar saygı duyup onlarla konuşup onları anlamak lazım değilmi? baş örtülüleri başını örtmeyenlerde anlamaya çalışmalıki hep beraber mutlu yaşayalım.yoksa nemi olur ?ortada değilmi ?biz eş... kler gibi çalığıyoruz bi dünya kan emici söümrgeci ülkelere yediriyoruz emeğimizi.ve birbirimizi öldürmekten fırsat bulupta hesabını bile soramıyoruz.
ben komünistte değilim ama öyle komünistler gitsin koreye,rusyayada demem asla çünkü bu ülke hepimizin.

fantazist   08 Haziran 2009 15:54  

Sayın, Levent Kırca yine yaptı yapacağını. Adamda acayip bir mizahi yetenek var mesajları incelikle yerleştiriyor. "One Minute" ve "Ruh Sağlığı Raporu" skechleri şahaneydi. Ellerine Sağlık.

aktash   07 Haziran 2009 01:57  

politika veya siyasetten bahsedilecek ise ilk önce eşitlik ve özgürlükten başlamak gerekiyor..hak, hürriyet ve hoşgörüden başlamak gerekiyor...hiç bir ayrım yapmadan herkes için eşit hakların savunulması gerekiyor..
gençler; son elli yılın politikacılarının, bürokratlarının ve cuntacılarının ağzıyla konuşunca hayal kırıklığına uğruyor insan...
körü körüne DTP'ye bağlanmış birisi pkk'yı eleştirmeden barıştan bahsederse komik duruma düşüyor..
..köktenCHP'li bir genç, sıra arkadaşının başörtüsüne uzanan kirli elleri eleştirmeden, kınamadan hak ve özgürlüklerden bahsedince kargalar bile gülüyor..
..ülkü ocaklarından yetişmiş genç milliyetçi arkadaş, 6-7 eylül olaylarını, hrant dink katliamını, açık bir şekilde lanetlemeden modern türkiyeden ve demokrasiden bahseder ise gene komik duruma düşüyor..
akp ne yaparsa iyi yapar diye düşünen bir genç, tayyip erdoğandan başlayarak her ismi ve her politikayı kayıtsız şartsız kabul eden bir genç, baştan kaybetmiş bir gençtir..
..diğerlerini saymıyorum bile...sorun şudur ki..partilere ve sloganlara, isimlere hayatını adayanlar kurdukları küçük dünyalarında yaşamaya devam edecekler...
..eğitim sistemi, sağlık ve hukuk sistemi ile ilgili bir soruna cevap bulmayan çalışan tek bir kişi yok..sen ondansın ben bundanımmm...
çünkü en kolayı bu..
pkk sorunu, güneydoğunun kalkınması, başörtüsü sorunu, aşırı milliyetçi yaklaşım, askerin hala darbe planları yapması, kıbrıs sorunu, öğretmen ve polislerin özlük hakları, doktorların yaşam standartları, işçi ve memurların özlük hakları, hukukun insanları bölen ve ayrıştırmaya çalışan yapısı, AB nin artıları ve eksileri vs vs
işte bunlardır sorunlar..siyaset ve politika denen şey bunlara çözüm üretmek için var...
bunları konuşmak isteyen kaç kişi var peki ????
ona buna sataşmak ve modası geçmiş sloganlar atmak dururken...insanları bölmek ve yaftalamak varken...kim bu sorunlara kafa yoracak...işte hepsi bu kadar...

Z noktasI   06 Haziran 2009 23:33  

Söyleminde haklı yanların olduğunu zaten yanıt olarak aktardım. Ancak Türk Milleti olarak şu nu çok iyi biliyoruz ki, bu söylediklerin gelmiş geçmiş ve gelecek tüm siyasi partilerin ortak söylemi "DIR" yani biz bunları çok duyduk arkadaş yalanmı? Şimdi diyeceksin ki bizim parti şöyle veya böyle. Boşver partileri de sizin şahsi fikirlerinizi anlatın. İnanın ki bu çok çok daha iyi. En azından geleceğin siyaset adamları için bir jimlastik salonu işlevini görür. Benim amacım partilere ayırarak toplumu sınıflandırmak yada farklılaştırmak değil, aksine birleştirmek. Tek sloganım temiz siyaset. Yönetimde yada muhalefette kim olursa olsun, iyi söylem yada eyleme alkış kötüsüne hayıflamak. Bu hareket çoğunluk tarafından tek ses olarak dile getirildiğinde iyi olanı cesaretlendirir kötüyü ise vazgeçirip kendini islah etmesi için tekrar tekrar düşündürür dostum.

aktash   06 Haziran 2009 02:58  

Siyaset budur derken illaki bir parti üyesi olma gereğini vurgulamıyorsundur umarım. Zira ben bu ülkeye özel ve bu ülkenin etinden ve kanından, bu ülkenin varoluş ideolojisinden meydana gelmiş bir siyasi parti göremiyorum, eğer bilen varsa kanıtlarıyla aktarsın lütfen. İzimleri yaratanlar bu günleride düşünmüş beyler. Yani o izim değildir bizim, Do you understand :D ayrıca reklam içinde sağol yani.

aktash   05 Haziran 2009 22:10  

senin de yapmış olduğun kültür emperyalizmi we genel olarak sistem içinde kıwranıyoruz siyest budur derken aynen öyle yaptım işte türkiye komünist partisidir bugün aydınlığın sınıfsız sömürüsüz yşamın bayrağı komünist partinin emekçinin işçinin onurlu aydının elindedir siyasi fikrimi paylaşıyorum amaç ta bu değil mi paylaşmak tartışmak uslu siyaset olmaz genciz biz

bush   06 Haziran 2009 02:16  

2010'a Hazırlan

Bu ülkede yaşayan biri, bu toplumun bir parçasısın.

Sömürülmek, itilip kakılmak, yaşanası bir dünyada yokluk ve yoksulluk çekmek istemiyorsun. İnsanların eşitliğinden, kimsenin bir diğerinin sırtından geçinmediği, açlık ve işsizliğin ortadan kalktığı bir düzenden yanasın. Paranın saltanatına son verildiğinde, zenginliklerin küçük bir azınlık tarafından gasp edilmesi engellendiğinde, toplumsal çıkarlar bireysel çıkarlara kurban edilmediğinde, büyük çoğunluk kendi kaderini eline aldığında böyle bir düzenin mümkün olduğuna inanıyorsun.

Bağımlı, onursuz, emperyalizmin oyuncağı olan ve zorbanın yanında saf tutan bir Türkiye istemiyorsun. Başka uluslara zarar vermeden ülke çıkarlarının korunabileceğini, içe kapanmadan, dünyadan tecrit olmadan bağımsız ve egemen hale gelinebileceğini düşünüyorsun. Haksızlıkların ulusal çıkar diye yutturulmasından, NATO kumandasında "milli dava" yalanlarından, Avrupa
Birliği karşısında sözde efelenmelerden, ABD'den medet uman hamburger milliyetçilerinden ve çağdaşlığı mandacılıkta, özgürlüğü batılı başkentlerde gören onursuzlardan bıktın, usandın.

Karanlık, cahil, yobaz, yaşamın her alanının dinselleştirildiği bir ülkede yaşamak istemiyorsun. Her tür inanca, insanların ibadetine ve yaşam tarzına müdahale edilmesine karşısın. Ancak siyasetin, eğitim
ve kültürün, giderek bütün toplumsal yaşamın din kurallarına terk edilmesini kabul etmiyorsun. Memleketin cumhuriyetin kuruluşundan gerilere gitmesine, Osmanlı sevdasının ülke politikası haline gelmesi seni derinden yaralıyor.

Emekten, emekçiden, ekmeğini kendi emeğiyle kazanandan yanasın. Patronlar, zenginliklere el koyan asalaklar, sermayedarlar birleşmişken, tek başına yapamayacağını biliyorsun.

Yurtseversin. Amerikancılar, Avrupa Birliği çığırtkanları, mandacılar el ele vermişken yalnızlığı seçemezsin.

Aydınlanmacısın, ilericisin. Yobazı, düzenbazı, ırkçısı kutsal ittifak halindeyken kendi kendine kalamazsın.

DOĞRU MU? ANLATILAN SENİN HİKAYEN Mİ? O ZAMAN...

Senin gibilere, senin gibi düşünenlere ihtiyacın var. Tartışmaya, üretmeye, dayanışmaya, birlikte öğrenmeye, karar vermeye, konuşmaya, çoğalmaya ihtiyacın var. Hakkını aramaya, ülkene sahip çıkmaya, çocuklarının yüzüne bakabilecek bir Türkiye yaratmaya ihtiyacın var.

Daha fazla geri gidemezsin, daha fazla bekleyemezsin. Parababaları gerilesin, işbirlikçiler sinsin, yobazlar sussun!

Evinde, işyerinde, mahallende, köyünde-kentinde, sokakta, otobüste, hastanede, okulda Türkiye'nin ve geleceğinin yok olmakta olmasına seyirci kalamazsın.

Gericilik 2009’da hız kesmedi. Emperyalistler bastırıyor, patron sınıfı kriz bahanesiyle emekçilere yükleniyor. Sorumluluklarını erteleyemez, bir günü bile yitiremezsin. Ama daha derli toplu, daha akıllı, daha örgütlü, daha güçlü olmalısın; olmalıyız.
Bu nedenle “2009’u bırakma, 2010’a hazırlan” diyoruz.
Geride bıraktığımız yıllarda yaşadıklarımız 2009’un habercisiydi. Eğer önlem almazsak 2010’da 2009’u mumla arayacağız. Oysa artık geriye gitmek yok. Biz geriletmeliyiz, onlar gerilemeliler.
2010’a hazırlanmalısın; 2010’a hazırlanmalıyız!
Çünkü 2010’da Türkiye siyasetinde sular ısınacak, yeni arayışlar ortaya çıkacak, gerilim tırmanacak.
Çünkü 2010’da Türkiye Genel Seçim atmosferine girecek.
Çünkü 2010’da ekonomik krizin ağır sonuçları halkımızın üzerine çökecek.
Çünkü 2010’da Kürt sorununda ABD planları uygulamaya sokulacak.
Çünkü 2010’da Anayasa tartışmaları yoğunlaşacak.
Çünkü 2010’da iktidarın emekçi halka karşı tutumu sertleşecek.

Gelin gücümüzü birleştirelim.
Tartışalım. Bulunduğumuz yerellikte sağın güçlenmesine karşı neler yapabileceğimizi konuşalım. Çalıştığımız sektörde, işyerinde patron zorbalığına, keyfiliğine karşı nasıl önlem alabileceğimizi düşünelim. Okulumuzda Amerikancılığa, Avrupa Birliği etkisine karşı nasıl direnebileceğimiz üzerine kafa yoralım. Tarikatleşmeyi, cemaatleşmeyi durdurmanın yollarını bulalım. Cehalete, çürümeye, adaletsizliklere, uyuşturucuya, kadınlara dönük şiddete, doğanın ve kültürel değerlerimizin yok edilmesine izin vermeyelim.

Çoğalalım. Bizim gibi düşünenleri bulalım. Düşüncelerimizi daha fazla kişiyle paylaşalım.

Birlikte ürettiklerimizi, yayınlarımızı daha fazla insana ulaştıralım.

Hiçbir olumsuzluğu kanıksamayalım. Türkiye’nin her bir yerleşiminde direnç noktaları oluşturalım.

Türkiye Komünist Partisi bu amaçla, bütün Türkiye’de her hafta, yurdunu seven aydınlık insanlarla bir araya geliyor. Memleket meselelerini konuşuyor, çözüm arıyor ve en önemlisi dört bir yana “kurtuluş”un tohumlarını atıyor.
HIZLA ÇOĞALIYORUZ, 2010’A HAZIRLANIYORUZ!

politika budur beyler!

bush   05 Haziran 2009 01:58  

hep laf başka bişey yok.koministlik sermaye düşmanlığı iyi bir şey değildir çok istiyorsan kominist rejimini git rusyada yaşa yada çine ne bileyim yok yok en iyisi kuzey koreye git kominist partinide al git tabi :) çünkü sizin gibi düşünceye sahip olan insanlar pardon koyunlar bundan anlıyor çünkü

playmarh   08 Haziran 2009 14:49  

ak partiyi kötülemekten vaz geçin artık! ak parti iktidarı daha 6 7 senedir var bu ülkede.ülkeyi bir pislikten çıkardı borç batağından çıkardı sizler insan gibi yaşamaya başladınız.bir memur aylık maaşıyla zar zor geçinebiliyordu evine 1 kg kıyma alamıyordu.ama şimdi memurlara bakın ev taksiti ödüyor araba alıyor çocuklarını okutabiliyor bunları eğer görmüyorsanız gerçekten körsünüz yada anlamak istemiyorsunuzdur.bu ülke tarihinde hiç bukadar özgürlükçü ve demokratik bir hükümet görmemiştir.

playmarh   08 Haziran 2009 14:59  

selamlar
öncelikle şunu belirtmek lazımki ;bu saydığın fikirlere,dşüncelere katılmamak mümkün değil.tabiki herkes bu güzelim vatanımızın bekası,ve içinde yaşayan biz yurttaşlarınında mutluğunu talep eder ediyor.ama,herkesin düşüncesi ve bu amaca ulaşmadaki yöntem ve tarzları,farklı olduğu için zaman zaman insanlar arasında çatışmalar çıkıyor.bence önemli olan şu olmalı;herkes diyebilmeliki "ben bu ülkeyi çok seviyorum ama,bu ülkenin merkezi ben değilim,bu ülke ben olmasamda var olacak olsamda ben bu ülkenin her şeyi değilim ben ne isem karşım diye tanımladıklarımda o dur ve onlarda bu ülkeyi benim kadar sevebilirler,seviyorlar ben elimden geldiğince bu ülkeye katkılarda bulunayım ve o orandada bu ülkeme hizmet edeyim.kısaca ben bu ülkenin merkezi değilim biz merkeziz" der ve birinci amacımız hepimizin mutluluğu,refahı,yaşam kalitesi olursa mesele çözülür

fantazist   02 Haziran 2009 09:56  

Merhaba Arkadaşlar. Öncelikle hoşgeldiniz demek istiyorum. Kısa bir başlangıç yapalım ne dersiniz?

Herşeyden önce bilinmesini isterim ki ne akp, ne chp, nede buna benzer yada zıt veyahut ılımlı bir parti yanlısıyım. Tek düşüncem, Güzelim Memleketim'in gerçek anlamda hak ettiği (dünya çapında) iç ve dış saygınlığa ulaşması. Bu doğrultuda sade bir vatandaş olarak elimden geleni yapmak ve yapılmasına yardımcı olmak tek amacım ve ulvi görevim olduğunu düşünmekteyim. Bu yolda da çekilecek her türlü çileyi kutsal sayarım.

Günümüzde aslında pek te yeni olmayan bir siyasi düşünce ve yaşam tarzını benimsiyorum. Türkiye Cumhuriyeti ve Milleti için bu milletin içinden veya dışından herhangi bir insanoğlu ve her ne siyasi kimliğe sahip ise, hangi etnik guruptan olursa olsun, düşüncelerinde, beyanat veya icraatlarında eğer Saygıdeğer Ülkem ve Onurlu Milleti için en ufak bir yarar var ise destekler devamlılığı için ise elimden geleni de esirgemem. Yani Vatandaş'a ve Ülkeme Hizmet Siyaseti taraftarıyım.

Bir çok politik kafalar bu deyimi dillerinde dolaştırmaktadır ancak bunların tamamına yakını meseleleri tüm yönleri ile ele almadan ve konunun esasına ve geçmişine göz atmadan -ülkeme ve milletime faydası var yahuu- diyerek çoğu kez geri dönüşü imkansız hatalara imza atmaktadırlar. Umarım bu platformda Memleket iç ve dış politikaları ile ilgili görüş bildiren arkadaşlar arasında böyle hareket eden biri bulunmaz.

Hepimize Mutlu Yarınlar Diliyorum.

Bilgilerinize Saygılarımla...

aktash   31 Mayıs 2009 18:49  

politika ...politika....bir yalancı warsa çewremizde hep ne siyasetçi ne politiksin be o.çocuğu denir...werilmiş ama asla yapılmycak sözler....her neyse...ben taraf tutarım siyasetin tarafı olur...eğer birileri kullanılıyorsa aptal yerine konuluyorsa ewet...bunlar görüştür we tarafı tabi ki olur...yok tarafsızım şu bu olmamalı oluyorsa inandırıcılığını kaybeder gözümde....siyaset gündemi türkiyede asıl önemli olan we çözülmesi gereken konular asla olmaz ....yani bizim sewgli halkımız çok çabuk unutuyor her şeyi...mesela gündemde bi ara küçük işletmelerin iflas ettği we bu krizin büyük şirketlerin lehine bir durum haline gelmesi tayyip beyinde bu orta sınıf halkı aptallıkla suçlaması gb soysuz bir tutum warken sırf insanları kandrmk için bu olayı unuttrmk için bir baktık gündem aydın doğanla tayyipin atışmalarınn oldğu bir gündem geldi ortaya....pöfffffff.....hepsi belirli oyunun içinde dönüp duruyor...obamaymış bokmuş...hepsi katil pislik...bush kan döküp sömürüyordu bu da kan dökülmesi efenim die die sömürüyor...hepsi pis kan emici...yok barış politikası warmş şöyleymiş böyleymiş....hepsi aynı bok bunların...

zemur   20 Temmuz 2009 10:07  

Burada yönetici olduğunu düşündüğümü silerim arkadaş. Gönlün rahat olsun.

aktash   06 Temmuz 2009 22:10  

bende sadece yöneticiler yazabildiği için yazmıyor istifa ediyorum

fantazist   06 Temmuz 2009 19:03  

buraya yazabiliyormuyuz yani

fantazist   06 Temmuz 2009 19:01  

Rahat ol dedik ya arkadaş. Burada biz bizeyiz. Yasalarca güvence altına alınmış düşünce özgürlüğü hakkımızı kullanıyoruz :)

aktash   14 Mart 2010 14:03  

6 harizan tarihli yazımda Sayın Kılıçdaroğlu'nun üslubunun yakışıksız olduğunu yazmıştım. Bugünde Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma açmış!

Ülkemizin saygın politikaciları güzelim türkçemizi onlara yakıştığı şekilde kullanımaları gerekmektedir. Bunu temiz siyasez adına yapmaları kendi menfaatlerine olacağını bilmeleri gerekmektedir. En başarılı politikacılarımız bile hakaret ve çirkin söylemlerin kendi başarılarını gölgeleyeceğini bilmeliler.

aktash   15 Haziran 2009 00:16  

Sayın Celalettin Cerrah yeni görevi ile ilgili tensil-i rütbe olarak değerlendirerek mutluluğunu dile getirmiş. Umarım Sayın Cerrah gerçek duygularını iletmiştir. Eğer öyle ise başarılarının devamını dilerim.

aktash   14 Haziran 2009 00:25  

Takınmış olduğu üslub ve siyasi ahlaka uymayan hitap zartını kınıyorum. Arkadaş söz konusu olan bir ülkenin başbakanı hadi onuda geçelim, sevsekte sevmesekte büyük oranda oy almış bir siyasi parti lideri aktash bende bu düşünce tarzını kınıyorum bu adamlar bu zihniyetler den lider filan olamaz we ister %47 ister%100 oy alsınlar asla kabullenmeyeceğiz ne chp sini ne akp sini nede bu gerici faşist düzeni

bush   11 Haziran 2009 16:06  

Sayın Başbakanın bizzat kendisine yöneltilmiş bir suçlama yer almamaktadır. Sözkonusu olan politic iş güzar çevrelerin yaratmış olduğu brokrasi çarkıdır ve özellikle dikkatinizi çekeceğim nokta ise, söz edilen hususun bir örnek olmasıdır. Yazı içerisindeki soruları tekrar okumanızı rica ediyorum. Direkt bir itham söz konusu olamaz. Başbakanların ve Bakanların neden birden fazla danışmanları olur sizce?

aktash   11 Haziran 2009 22:45  

kendileri bişeyden anlamadıkları için :) ki bence danışmanlarına da danışa danışa ülke ne hale geldi sen söyle :):)

bush   13 Haziran 2009 22:47  

Obama ile islam dünyası arasında ilginç gelişmeler yaşanıyor. Hizbullah Obamayı davet etmiş. Obama'da Lübnan devletine destek verdiğini söylemiş. Allah allah. Bu ne samimiyet anlamak mümkün değil. Hadi hayırlısı diyelim. 2. Ortadoğu planı falanmı var nedir yakında çıkar kokusu!!

aktash   09 Haziran 2009 01:19  

Nasrallah yenilgiyi kabul etmiş

Yıllardır hizbullahın baskıları altında canından bezmiş halk artık dur diyor. Dünyanın hiç bir yerinde eskisi gibi aşırılığa olumlu yaklaşılmamakta ki bunun son örneği lübnan. Hadi hayırlı olsun. Umarım gömlek davacıları bu haberleri takip ediyordur.

aktash   08 Haziran 2009 23:38  

Sayın Başbakan diyorki; daha ortada fol yok yumurta yok bunlar yumurta pişiriyor. Bende diyorum ki, omleti birileri önceden pişirmiş olup servis yapıyor olmasın? söz konusu olan bu ülkenin milli sınırları ve halada en stratejik bölgeler. Kaldı ki bu olmetin mutfak yüzünde görünmeyen tarafları var. Bunun yağsı var, tuzu var. Varda var. Bu işte en ufak bir hata bile olsa geridönüşü yok. Etiketim gayet açık ve net. .... önce bir kez daha düşün!!

Bir ihale dosyasına bırakın meclis gündemine, ilgili bakana gelmesinden çok öncesinde bile sonuçlanmış gözüyle bakıldığını düşünüyorum.

Bu konuda örnek bir yol var ki bunu aşağıda yazıyorum. Acaba Hükümet bu yolu kullanmış olabilirmi?

Birileri söz konusu olacak ihale için ilgili şirketleri araştırır. Şirketlerden (ki genelde kendine yakın olanlar tercih edilir!) teklifler beklenir . Konuya yakın ve ilgili şirket bulunamaz ise kar oranına göre kurulur. Bu şirketler ilk incelemeleri yapar. Ön teklif verirler. Ön teklifler alt komisyonları için bir bilgi bankası niteliğini taşır. Hiç bir bilgisi olmayan bakan bile hazırlanan bu dosyayı okuduktan sonra kolaylıkla vakıf olur. Konu alt komisyondan geçmeden önce şirket/şirketlerle son görüşmeler yapılır ki esas olay burada cereyan eder. Arkadaş ben zahmetine katlandım bu köprüyü kurdum sen bedava geçeceksin öylemi? Anlaşılır ve konu meclis gündemi için sunulur. Bürokrasi nin farklı bir yüzüde bu. İşte olay budur. (özetlediğim için kusura bakmayın çünkü detayına bu sayfalar yetmez)

Acaba Hükümet böyle bir yol izlemiş olabilirmi?
Sayın Kılıçdaroğlu bas bas bağırıyorsa demekki var birşeyler!!!!! Bakalım bu mayın kimin elinde patlayacak.

aktash   07 Haziran 2009 16:44  

Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

RADYODOKTORU   07 Haziran 2009 16:45  

Sayın Zahit Akman neden koltukta ısrar ederek kendisini içinden çıkılması daha zor bir duruma düşürüyor anlamak mümkün değil. Bu ülkenin yargısına güveniyorsa eğer çıkar yargı karşısına ve aklanır. O zaman belki kahraman ilan edenler bile olur. Sayın Arınç ve Sayın Kılıçdaroğlu'nun uyarılarını yerinde buluyorum. Temiz Siyaset hem iktidar hemde muhalifet için gerekli.

aktash   06 Haziran 2009 21:47  

ülke siyasi tarihinde 30 seneyi aşkın yeralmış, öyle yada böyle siyasi edebi öğrenmiş insanların bir kamu görevlisi hakkında istifa isteyememesi,yada istifaya alenen davet edememesi beni cidden düşündürüyor!!!

RADYODOKTORU   07 Haziran 2009 00:01  

Hayatımda ilk defa bir parti için taraftar izlenimi verdiğimi söyleyen oldu. Açıkçası bu beni çok üzdü arkadaş. Yazmadan önce daima kendi kendime söylerim, ".... önce birkez daha düşün!" diye.

Ama ben bu söylemim yanında mutlaka araştırmalar da yapar öyle yazarım. Sözlerinde global ekonomi ile ilgili çok haklı aktarımların var lakin şunu da iyi bilmek gerekir ki, bir toplum tüketimi kestiği anda o bahsetmiş olduğun ekonomik güçlerinde kar oranları düşer. Yani bu kısırdöngüyü her daim beslemek gerek öyle değilmi? bazen tüketici lehine olsada!

Bu teşvik paketi eğer açıklandığı şekli ile uygulanır ise tüketici ve işçi kesimi açısından bir hayli faydalı olacağı görülmektedir. Bu paket tek başına ülkeyi ekonomik dar boğazdan çıkaryama yetmeyecek. Eğer yönetim gerçekten vatandaşını düşündüğünü göstermek istiyorsa ek destek paketleri açıklamak zorunda. Yakında kosusu gelir arkadaş. Başarılar.

aktash   06 Haziran 2009 20:31  

Sayın Kılıçdaroğlu'nu dile getirdiği ve getirmiş olduğu iddia dan ve siyasi cesaretinden dolayı yürekten kutluyor ve alkışlıyorum, bravooo. Kılıçdaroğlu kendi olmayı başarabildiği sürece temiz siyaset adına yapabileceği çok işler olduğunu düşünüyorum.
ANCAAAAAK;
Takınmış olduğu üslub ve siyasi ahlaka uymayan hitap zartını kınıyorum. Arkadaş söz konusu olan bir ülkenin başbakanı hadi onuda geçelim, sevsekte sevmesekte büyük oranda oy almış bir siyasi parti lideri. Sen kendi ülkenin başbakanına bu yakışıksız kelimelerle hitap edersen allahın .... moderatörü neler yapmaz. Biz bizi yüceltiriz dostlar :) Güzel söz yılanı deliğinden çıkarır.

aktash   06 Haziran 2009 01:17  

Yargıtay başsavcısı kapatma davalarını venedik kriterlerine istinad ederek savunmuş.

İyi ki osmanlı kanunlarına dayandırmamış yoksa tez kelleler vurula ... :D
Bizim ülkede medeniyet hep ithal mi edilecek?

aktash   05 Haziran 2009 22:42  

Obama "Esselamün Aleyküm" demiş (mynet haber)!!!!
Yani Amerikan siyasi temel ilke ve hedeflerini bilmesem, adamın bir an önce müslüman olmak istediğini düşüneceğim. Tipik İngiliz siyaseti. Ver gazı, sonra bir debriyaj ve bir bakmışsın vites değişmiş.

Arkadaş hani sen demiş .... demene müsaade etmeden bir bakmışsın böl, parçala, yönet ilkesi kapına kadar dayanmış.

Obamanın bu konuşması Akp için 2 çok değerli imtiyaz sağlamış durumda.
1. Dış politikada. Medeniyetler İttifakı Başkanlığı için güçlü bir destek ve İran-Amerika arasındaki arabulucu misyonunun pekiştirilmiş olması.
2. İç politika. Türban ve komusal alan. Bu günlerde kamusal alanda türban tartışmaları tekrar tırmanırsa şaşırmayın arkadaşlar.

aktash   04 Haziran 2009 15:39  

Hayırlı olsun bugün ilk kamuda türban tartışması bir tv kanalında yapıldı. Bakalım obama hazretlerinin beyanatı daha nekadar iç siyasetimizi yönlendirecek. :-{

aktash   07 Haziran 2009 21:13  

Yeni teşvik paketi her ne kadar eksik ve biraz geç kalınmış olsada, hali hazırda ekonomimize bir hayli faydalı olacağı kanaatindeyim. Bu kriz tünelinde elde meşalelerle dolaşmaktan bıktık. Sonunda biri bir el feneri buldu diye düşünüyorum. Artık çıkışı buluruz herhalde. Hayırlı olsun.

aktash   04 Haziran 2009 13:25  
 

son cevherler

topluluğa son katılanlar

  1. jar of jam
  2. Handandan
  3. cansomnia
  4. berdus13
  5. ziggurat
  6. ulusalci
  7. suwari
  8. sivilce
  9. mustangman
  10. lhf
  11. morgain
  12. kurusulu
  13. AbsOluD
  14. Annabel Lee0
  15. ainsect
  16. rockersizofren

tümü »
rapor et bu topluluğun kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage